
Rex'in Gizemli Oyunu
📝 Ebeveyn Notu
"Umut, oyuncaklarının geceleri canlanıp kendi aralarında maceralar yaşadığını fark eder ve bu durum onu çok mutlu eder. Oyuncakların sadece ona değil, birbirlerine de arkadaş olduğunu anlar."
Umut, odasında oturuyordu. Elinde en sevdiği oyuncak dinozor vardı; kocaman, parlak yeşil pullu, yumuşak bir Rex'ti bu. Rex, Umut'un en yakın arkadaşıydı. Birlikte dünyayı keşfeder, en yüksek dağlara tırmanır (tabii ki yastıklardan yapılmış olanlara) ve en derin ormanlarda (halının altındaki gizli geçitlerde) dolaşırlardı.
Bir gece, Umut Rex'le oynamayı bitirdiğinde, onu yatağının yanına, diğer oyuncaklarının yanına bıraktı. Odanın kapısını yavaşça kapattı. Tam uykuya dalarken, bir ses duydu. Tıkırtı gibi bir şeydi. Gözlerini araladı. Ay ışığı, oyuncakların üzerine tatlı tatlı süzülüyordu. Acaba neydi o ses? Merakla yatağında doğruldu.
Gördüğü şey karşısında nefesi kesildi. Rex'in küçük, siyah gözleri ona bakıyordu! Sonra yavaşça, kocaman kuyruğunu salladı. Yanındaki ayıcık Mıckı, sanki biraz daha yana kaymış gibiydi. Arabalar da yerlerinde değilmiş gibi duruyordu. Umut yavaşça yataktan kalktı. Ayak sesleri olmadan, sessizce oyuncaklarına yaklaştı.
Rex ona doğru bir adım attı, sonra başka bir adım. Sanki Umut'u bir yere davet ediyordu. Umut, kalbi heyecanla çarparak Rex'i takip etti. Rex, odanın ortasında duran büyük, kırmızı topa doğru yürüdü. Top birden yuvarlanmaya başladı! Umut şaşkınlıkla güldü. Mıckı Ayıcık da topun peşinden koştu. Oyuncak tren, raylarında vızır vızır ilerlemeye başladı. Odanın her köşesi birden hareketlenmişti. Oyuncaklar canlanmıştı!
Umut, Rex'in yanına oturdu. Rex, burnuyla Umut'un elini dürttü. Sanki "Harika değil mi?" demek istiyordu. Umut anladı ki, oyuncakları sadece oynamakla kalmıyor, kendi gizli maceralarını yaşıyorlardı. Belki de her gece, Umut uyuduktan sonra, oyuncaklar kendi aralarında eğleniyorlardı. Bu düşünce Umut'u çok mutlu etti. Oyuncakları sadece onun değil, aynı zamanda birbirlerinin de arkadaşıydı.
Sabaha karşı güneşin ilk ışıkları pencereden sızmaya başladığında, oyuncaklar yavaşça yerlerine döndüler. Rex yine Umut'un yatağının yanında hareketsiz duruyordu. Gözleri kapalıydı. Ama Umut biliyordu; Rex ve diğer oyuncaklar sadece uyuyorlardı. Gülümsedi. Odası şimdi ona daha da sihirli geliyordu. Gözlerini kapatıp mışıl mışıl uyumaya devam etti, rüyasında Rex ile birlikte gökyüzünde uçtuğunu biliyordu.
Umut sabah uyandığında ilk işi Rex'e bakmak oldu. Rex hâlâ aynı yerindeydi, ama Umut onun gözlerinin biraz daha parlak olduğunu hissetti. Belki de dün geceki oyunun heyecanı Rex'in içinde kalmıştı. Umut da Rex'i yatağından aldı ve ona sıkıca sarıldı. "Günaydın, Rex! Dün gece çok eğlenmiş olmalısın," diye fısıldadı. Sonra Rex'i eline aldı ve odanın içinde sessizce dolaşmaya başladı. Mıckı Ayıcık'ı buldu, onu da yanına aldı. Oyuncak arabaları ve treni de topladı. Hepsi birlikte pencerenin önüne oturdular. Güneş ışığı odayı dolduruyordu. Umut, Rex'in burnunu okşarken, "Bugün ne yapacağız, Rex?" diye sordu. Rex'in kuyruğu hafifçe sallandı, sanki heyecanlı bir şeyler olduğunu söylüyordu. Dışarıda kuşlar cıvıldaşıyordu ve dünya yeni bir güne hazırdı. Umut, Rex ve diğer oyuncakları ile birlikte pencereden dışarıya baktı, önlerinde yepyeni bir macera onları bekliyordu.




Bir Yorum Bırakın
✨ Henüz yorum yok... İlk iz bırakan siz olun!