Kuzey'in Orman Macerası için kapak görseli

Kuzey'in Orman Macerası

Tarih yükleniyor...

Kuzey adında meraklı bir çocuk vardı. Gözleri her zaman yeni şeyler keşfetmek ister gibi parlıyordu. Evlerinin hemen arkasında, uzanan kocaman, gizemli bir orman bulunuyordu. Bu ormanın kenarı, en canlı yeşil renklerle bezeli ağaçlarla doluydu. Kuzey o gün, bu yemyeşil dünyaya küçük bir adım atmaya karar verdi. "Bugün kendime güzel bir orman macerası hazırlayacağım," diye içinden geçirdi. Elinde, güneşin altında parlayan, neşeli mi neşeli, parlak kırmızı bir topu vardı.

Kuzey yavaş adımlarla ormanın girişine yaklaştı. Uzun ağaçlar sanki ona nazikçe gülümsüyor, yollarını açıyordu. Yere serilmiş yumuşacık, yeşil çimenler vardı. Kuzey'in minicik ayakları bu yumuşak örtü üzerinde keyifle yürüdü. Derken, ağaç dallarının arasında telaşlı bir hareket fark etti. Bir sincap! Sincap, sanki görünmez bir hızla pır diye ağaca tırmanıverdi. Kuzey neşeyle seslendi: "Merhaba minik sincap! Nasılsın?" Sincap, uzun kuyruğunu sallayarak minik başıyla selam verdi, sonra da gözden kayboldu.

Kuzey ormanın içinde biraz daha ilerledi. Çevresini saran güzellikler onu hayran bırakmıştı. Rengarenk çiçekler, sanki bir ressamın fırçasından çıkmış gibiydi. Parlak sarı papatyalar, derin mor menekşeler ve nazik pembe kır çiçekleri... Hepsi bir aradaydı ve harika görünüyorlardı. Yukarıdan, ağaçların tepesinden kuşların tatlı sesleri geliyordu. Cıvıl cıvıl şarkıları, ormanın sessizliğini neşeyle dolduruyordu. Kuzey, elindeki kırmızı topu yumuşak çimenlerin üzerine nazikçe bıraktı. Top yuvarlandı, sonra durdu.

Kuzey topunu yerden almak için usulca eğildi. Tam topuna uzanırken, gözü yerde parıldayan bir şeye takıldı. Eğilip dikkatlice baktı. Bu, pürüzsüz, yuvarlak bir taştı! Elini uzatıp taşı aldı. Taşa dokunduğu an, içinde sıcacık bir his uyandı. Elindeki taşın rengi masmaviydi ve üzerinde minik, beyaz bulutlar gibi çizgiler vardı. Bu taş, ormanın ona sunduğu özel bir hediyeydi. Kuzey, bu güzel taşı avucunda tuttu.

Kuzey'in yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı. Orman ona rüya gibi bir macera yaşatmıştı. Gördüğü rengarenk çiçekler, duyduğu neşeli kuş sesleri ve avucundaki sihirli mavi taş... Hepsi birbirinden güzeldi. Güneş ışıkları, iri ağaçların yapraklarının arasından süzülerek ormanın zeminine altın rengi desenler çiziyordu. Ormanın içi, sanki tatlı bir ninni gibi huzurlu ve sakindi. Kuzey, annesinin yanına dönme vakti geldiğini anladı. Yolda yürürken kalbi mutlulukla atıyordu. Ormanın ne kadar dost canlısı olduğunu biliyordu ve kendini güvende, sevgi dolu hissediyordu.

Kuzey, elindeki parlak mavi taşı nazikçe cebine koydu. Sıcacık hissi cebinden bile duyuluyordu. Yavaşça, geldiği yoldan geri dönmeye başladı. Ayaklarının altındaki yumuşak çimenler yine onu selamlıyordu. Ağaçlar hâlâ ona gülümsüyor, kuşlar tatlı tatlı cıvıldaşıyordu. Ormanın sessizliği onu sarmalıyor, huzur veriyordu. Güneş ışıkları yaprakların arasından süzülerek yerde dans ediyordu. Kuzey, ormandan ayrılırken arkasına dönüp bir daha baktı. Gözleri, az önce keşfettiği güzellikleri tekrar görmek ister gibiydi. Ormanın kapısı hâlâ açıktı, sanki onu bir sonraki gelişi için bekliyordu. Kuzey, annesine doğru yürürken aklında ormanın sakinliği ve cebindeki sihirli taş vardı.

📂 KATEGORİLER:

🏷️ ETİKETLER:

🌙 Masalı Beğendiniz mi?
Bu hikâyeye birkaç güzel kelimeyle siz de dokunun. Yorumunuzu bırakın, diğer ailelere ilham olun.

Bir Yorum Bırakın

✨ Henüz yorum yok... İlk iz bırakan siz olun!