Tarık ve Minnoş'un Okul Günlüğü için kapak görseli

Tarık ve Minnoş'un Okul Günlüğü

Bu masal Minnoş için Tarık ve Annesi tarafından oluşturuldu.
Tarih yükleniyor...

Tarık, pencere kenarında güneşlenen pamuk tüylü kedisi Minnoş'a gülümsedi. Minnoş, gözlerini araladı, uzun bıyıklarını hafifçe titretti ve sanki bir sır paylaşıyormuş gibi usulca mırıldandı: "Bugün okulda seni nelerin beklediğini merak ediyorum, Tarık." Tarık'ın kalbi biraz heyecanla, biraz da tatlı bir endişeyle doldu. Yarınki sanat dersinde yapacakları yapboz tablosu onu biraz germişti; herkesin bir araya gelip büyük bir eser oluşturacağı ama ya kendi parçasını kaybetirse diye düşünüyordu. Minnoş, Tarık'ın düşüncelerini okur gibi kuyruğunu nazikçe salladı. "Unutma," dedi Minnoş, sesi yumuşak bir ninni gibiydi, "En güzel desenler, farklı renklerin bir araya gelmesiyle oluşur. Herkesin bir yeri vardır."

Sabah olduğunda, Minnoş Tarık'ın yatağının ucunda oturmuş, onu uğurlamaya hazırdı. Tarık, sırt çantasını hazırlarken Minnoş kulağına doğru fısıldadı: "Cesur ol ve kalbini dinle. Eğer bir zorlukla karşılaşırsan, yardım istemekten çekinme. Unutma, bir parça sevgi her şeyi kolaylaştırır." Tarık, Minnoş'un bu sözlerini içine sindirmeye çalışarak gülümsedi. Kedi dostunun her zaman yanında olduğunu bilmek ona güç veriyordu. Okula doğru yürürken, Minnoş'un son sözleri zihninde yankılanıyordu: "Sevgiyle yaklaşırsan, her zaman bir yol bulursun."

Okulun kapısından içeri adım attığında, sınıfın her zamankinden daha canlı olduğunu gördü. Öğretmenleri Ayşe Hanım, herkesi büyük bir masanın etrafına topladı. "Çocuklar," dedi neşeyle, "Bugün hep birlikte dev bir uzay gemisi yapıyoruz! Her biriniz geminin bir parçasını çizecek veya yapacak." Tarık'ın içi yeniden burkuldu. Kendi parçasını kaybetme korkusu geri gelmişti. Masanın etrafına dizilen arkadaşlarına baktı. Kimi heyecanla çiziyor, kimi yapıştırıcı kokusuna burnunu sokuyordu. Tam o sırada, gözü köşede tek başına oturan yeni öğrenci Elif'e takıldı. Elif'in yüzü solgundu ve elindeki kağıda boş boş bakıyordu.

Tarık, Minnoş'un sesini duydu sanki: "Farklı renkler bir araya gelince en güzel desenler oluşur." Elif'in yalnızlığı, Tarık'ın kendi endişesini bir anlığına unutturdu. Belki de onun da yardıma ihtiyacı vardı. Derin bir nefes aldı ve Minnoş'un öğrettiği o küçük cesaret kıvılcımını hissetti. Yavaşça Elif'in yanına doğru yürüdü. "Merhaba," dedi nazikçe, sesi beklenenden daha sakin çıkmıştı. "Ben Tarık. Sanırım sen de uzay gemisi yapıyorsun?" Elif başını kaldırdı, gözlerinde bir anlık şaşkınlık belirdi, sonra usulca gülümsedi. "Merhaba Tarık. Ben Elif. Ben... ne yapacağımı tam bilmiyorum."

Tarık, Elif'in yanına oturdu. "Sorun değil," dedi. "Belki birlikte bir fikir bulabiliriz. Minnoş der ki, farklı renkler bir araya gelince harika olur. Bizim uzay gemimize ne renkler ekleyebiliriz?" Elif'in yüzü biraz daha aydınlandı. "Belki bir yıldız kayan bir kuyruk yapabiliriz?" diye önerdi. Tarık'ın gözleri parladı. "Harika fikir! Ben o kuyruğun parlak sarı ışıklarını çizebilirim. Sen de onun yanına masmavi bir gezegen kondurabilirsin?" Elif heyecanla başını salladı. Birlikte kağıda renkler, şekiller eklemeye başladılar. Tarık, çizim yaparken Elif'in yanına bir tane de küçük, şirin bir kedi figürü çizdi. "Bu da bizim okulun maskotu," dedi gülümseyerek. Elif de bu kediye minik bir yıldız tacı ekledi.

Geri kalan ders boyunca Tarık ve Elif o kadar uyum içinde çalıştılar ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamadılar. Ortaya çıkan uzay gemisi gerçekten de muhteşemdi; parlak yıldızları, renkli gezegenleri ve tam ortasında gururla duran küçük kedicik figürüyle sınıfın en dikkat çekici eseri olmuştu. Ayşe Hanım, onların yanına gelip eserlerini hayranlıkla izledi. "Harika bir iş çıkarmışsınız çocuklar!" dedi. "Ne kadar da yaratıcı ve uyumlu olmuş." Tarık, Elif'e baktı. Elif de ona gülümsüyordu, artık yüzündeki o endişe gitmiş, yerine neşeli bir parıltı gelmişti. Tarık, Minnoş'un öğrettiği sevginin, sadece hayvanlara değil, insanlara da uzanabileceğini hissetmişti. Kalbindeki o tatlı endişe yerini sıcak bir huzura bırakmıştı.

Akşam eve döndüğünde, Tarık'ı kapıda heyecanla bekleyen Minnoş'u gördü. Hemen kedinin yanına sokuldu ve gün içinde yaşadıklarını anlattı. Minnoş, Tarık'ın kucağında mırıldanarak, sevgi dolu gözlerle onu dinledi. "Gördün mü Tarık?" dedi kedicik, sesi memnuniyetle doluydu. "Biraz cesaret ve bir parça sevgiyle, en zor görünen görevler bile ne kadar keyifli hale gelebilir. Başkalarına uzattığın el, en güzel yıldızlar gibi parlar." Tarık, Minnoş'u sıkıca kucakladı. Okul macerası, ona sadece yapbozu tamamlamayı değil, aynı zamanda kalbinin ne kadar büyük olabileceğini de öğretmişti. Pencereden dışarıya bakan Tarık, gökyüzündeki yıldızların birer birer parladığını gördü ve içinden bir ses, bu yıldızların hepsinin ona sevgiyle gülümsediğini fısıldadı. O gece, Tarık ve Minnoş, sıcacık bir sevgiyle sarılıp uyudular.

📂 KATEGORİLER:

🌙 Masalı Beğendiniz mi?
Bu hikâyeye birkaç güzel kelimeyle siz de dokunun. Yorumunuzu bırakın, diğer ailelere ilham olun.

Bir Yorum Bırakın

✨ Henüz yorum yok... İlk iz bırakan siz olun!